
Mutluluğu seçebilen tek varlık insanoğlu ise ben seni seçiyorum.Çünkü seninle hergün yeni bir gün,her deneyim yeni bir deneyim,herşey yeni bir şey,her sabah yeni bir sabah.
Sakin bakışlı gözlerinde huzur buluyorum
Ne zaman gözlerimi kapasam seni karşımda görüyorum
Hissettiklerimi kelimelerle sana anlatamıyorum
Çünkü sana aşık oldum ve seni çok seviyorum.
Seni ilk gördüğüm anda
Sevgiyi seninle yaşamak istedim
Gönlümde hareketsizce yatan çicek
Tüm güzellikleri ile yeşerdi ve açtı.
Yazan:Özgür Çak Tarih : 1 eylül 2010
Yazılar | Yorumlar (0)
|
HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN !
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına
inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat
olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme
yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya
hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan “Bu kuşun kanadı
neden beyaz değil?” diye bir soruyla bile
karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her
zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi
halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, “Ama senin için şunu yaptım” derken o, “şunu
yapmadın” diye cevap verecektir. Ve ne söylesen
karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması
gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın,
güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
“Peki o ne yaptı” deme. Herkes kendinden sorumludur
aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine
engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik
yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak
için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o
lüksü sonuna kadar yaşasın. Devamını göreyim »
Yazılar | Yorumlar (0)
|
Asya’da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir hindistancevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistancevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı kadar büyüklüktedir, yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun, tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde, maymun çılgına döner ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür. Bizi tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken, elimizi açıp benliğimizi ve bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak, özgürleşmektir. ….
Yazılar | Yorumlar (0)
|
Yaşadığı şehirden, bulunduğu ortamdan kısacası yaşantısından sıkılan bir adam, cebindeki az miktar para ile yanına hiçbir şey almadan bulunduğu kenti terk edip daha önce hiç bilmediği bir ülkeye gitmiş. Oraya henüz alışmaya çalışırken birden bir ses duymuş. Bir çığırtkan, avazı çıktığı kadar meydanda bağırıyormuş:
- Tiyatro! Gelin! Kaçırmayın! Bu akşam Tiyatro!…
Adam hayatında hiç tiyatroya gitmemiş ve inanılmaz derecede merak etmiş. Biletin nereden alındığını öğrenmiş. Bilet fiyatı cebindeki tüm para kadar olmasına rağmen hiç tereddütsüz bileti almış. Başlamış merakla oyunu izlemeye… Oyun bitmiş, herkes dağılmış ve bizim meraklı öylece kalmış, izlediği muhteşem oyun karşısında. O sırada temizlikçi tarafından salonu boşaltmak için ikaz almış.
Adamsa:
- Bana müdürünüzün yerini söyler misiniz? Onunla bir şey konuşmam gerek… demiş.
Seyrettiği oyunun etkisi ile müdür ile konuşmuş ve ne olursa olsun, ne iş olursa olsun buranın bir parçası olmak için çalışmak istediğini belirtmiş. Müdür çok şanslı olduğunu, şu sıralarda bir temizlikçi aradığını fakat önce onu denemesi gerektiğini ifade etmiş ve denemek üzere aylardır el değmemiş bir kütüphanenin temizliğini uygun bulmuş.
- İşte burayı temizle. Eğer beğenirsem seni işe alırım… demiş ve gitmiş.
Tiyatro aşkının verdiği şevk ile temizlik beklenenden kısa sürede bitmiş. Müdür odayı görmeden adamın samimiyetine inanmamış. Onu diğerleri gibi işi savsaklayan biri sanmış. Fakat odanın temizliğini görünce hayretler içinde kalmış. Aylardır içeriye girilmeyen oda gıcır gıcır oluvermiş. Müdür bu çabuk ve becerikli adamı işe almaya karar vermiş.
- Tamam seni işe alıyorum
- Fakat benim yatacak yerim yok. Devamını göreyim »
Yazılar | Yorumlar (0)
|
Kişisel Gelişiminiz Adına Neler Yapabilirsiniz?
Kişisel gelişimin en önemli noktası kişinin kendisini en iyi şekilde tanımasından geçer. Kendinize şu soruları sorun; kendimi hangi konuda eksik hissediyorum? Hangi durumlarda problem yaşıyorum? Kendimde gördüğüm olumsuz duygu ve düşünceler nelerdir?
Kendinize seminer planı yapın. Kişisel gelişim seminerlerinın neler olduğunu öğrenin ve bunları bir kağıda yazın. Daha sonra ben şu konularda eksiğim ve eğitim almam gerekir dediğiniz seminerlere katılmaya çalışın. Seminerleri gerçekten o alanda uzman olan kişilerden almaya özen gösterin.
Her ay en az 3 adet kişisel gelişim kitabı okuyun. Çünkü bu kitaplar kendinizle ilgili en yeni araştırmaları ve bilgileri size motive sağlayarak verecektir.
Kendinize hayat amacı belirleyin. Bu amaca ulaşmak için neler yapmanız gerektiğini yani ara hedefleri belirleyin. Bunların hepsini yazılı hale getirin ve son olarak için karar vererek harekete geçin.
Şu anda yaşadığınız hayatı gerçekten yaşamak istiyor musunuz? Eğer yaşamak istiyorsanız sorun yok. Ama yaşamak istemiyorsanız neler yapmanız gerektiğini kendinize sorun ve öğrenin.
Yaşadığınız küçük başarılara yoğunlaşarak ulaşmak istediğiniz büyük başarıların engellenmesine izin vermeyin.
Yapamayacağınız şeyler üzerinde fazla yoğunlaşmayın. İlk önce yapmanız gerekip de yapabileceklerinizi yerine getirmeye çalışın.
Kendinizi ve başkalarını motive etmenin yollarını öğrenin ve mutlaka hayatınızın her kademesinde ihtiyaç duydukça bunları uygulayın. Devamını göreyim »
Yazılar | Yorumlar (0)
|
Barbara Kuhr (HotWired Web Alanı Baştasarımcısı):
1. Basitleştirin. İyi bir tasarımın gücü basitliğindedir. Web alanının özünü tanımlamaya çalışın.
2. Şekil mi, içerik mi tartışmasına bile girmeyin. Bütün dikkatini içeriğe veren tasarımcı, bütün dikkatini şekle veren tasarımcıdan daha iyi sonuçlar alır.
3. Çözmek istediğiniz sorunu iyi tanımlayın. Herşeyden önce bu gerçekten içeriği ilgilendiren bir sorun mu, yoksa pastanın kreması gibi bir süs unsuru mu? Önce pastayı yapın; önemli olan asıl işiniz o. Sonra kremayı düşünürsünüz.
4. Sizi ilgilendiren birinci estetik unsur, sayfaların indirme hızıdır. Sayfalarınıza girmek çok zaman alıyorsa, yeniden başlayın tasarıma.
5. Tasarımını yaptığınız sayfayla ilgili bütün kişilerle iyi bir iletişim kurun. Teknik servisle, içeriği üretenlerle, reklamları sağlayanlarla.
6. Aaa, evet. Sayfalarınızda bir asit yeşiline yer vermeyi unutmayın.
Brady Clark (Web tasarımcısı):
1. Sayfalarınızda biraz mizaha yer verin.
2. Acaip fontlar kullanmayın.
3. Zamanınızı boş yere süs unsurlarına harcamayın; hiç bir süs harcadığınız zamana değmez.
4. İşi bitirdiğiniz zaman sayfanız o kadar zaman harcamayı gerektirmeyen bir basitlikte görünüyorsa, işinizi başarıyla yapmışsınız demektir.
5. İşi iyi tanımlayın; çözmek istediğiniz sorunu iyi belirleyin. Hiç bir sorunu büyütmeyin. Çubuğu biraz daha yükseltmek uğruna, bir tek soruna saplanıp kalmayın.
6. Daima diğer Web alanlarını inceleyin; kimin hangi sayfayı nasıl yaptığına bakın. Beğendiğiniz bir sayfanın kaynak kodunu sabit diskinize kaydetmiyorsanız, iyi bir tasarımcı değilsiniz demektir. Bu, hırsızlık anlamına gelmez. Sadece ilerde sıkıştığınız zaman size fikir verir.
7. Tasarımını yaptığınız sayfalara giren metinleri gerçekten okuyun. Ama gerçekten.. Metin ayırdığınız alana sığmadıyla, yazana söyleyin, kısaltsın. Dünyada daha kısaltılmayacak metin yazılmadı.
8. Renk kullanabiliyorsunuz diye, olur olmaz yerlere renk koymayın. Renk unsuru ateş gibidir; dikkat çeker. Kimi zaman da başka unsurdan dikkat çalar.
9. İyi müzik tasarımcının en büyük arkadaşıdır. Sayfa yaparken müzik dinleyin.
Jonathan Louie (Tasarım Yönetmeni)
1. Designer (Tasarımcı), Flemenkce’de “Vormgeving” demektir. Bunun anlamı “Şekil veren.” Designer/Tasarımcı, denildiği zaman biraz kendimize fazla pay çıkartıyoruz gibi geliyor. Bizim işimiz belirli bir içeriğe, zevkli, işleyen, yazanla okuyan arasına girip kafa karıştırmayan bir şekil vermekten ibaret. Bunu sık sık unutuyoruz.
2. Bugüne kadar gördüğüm en iyi Web sayfasını, amatörlerin yaptığını söylemeliyim. Herhangi bir derneğin üyeleriyle haberleşme sayfası, çoğu sözümona tasarımcının övüne övüne bir hal olduğu harikalarından daha iyi.
3. Satış çağında yaşıyoruz. Yaptığınız iş satılıyor mu? Ona bakın!
web interface | Yorumlar (0)
|
Article tags: Web Tasarımcılarından Taktikler
Yavaş yavaş ölürler,
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler,
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.
Yavaş yavaş ölürler!
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler!
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.
Yavaş yavaş ölürler!
Aşkta veya işte bedbaht olup
yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için
risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler!
Yazılar | Yorumlar (0)
|
• Hangi televizyon ve radyo programları ilginizi çekiyor?
• Hobileriniz nelerdir?
• Arkadaşlarınızla hangi konular hakkında konuşmaktan hoşlanıyorsunuz?
• En hoşunuza giden meslek nedir?
• Eğer yurtdışında eğitim almak için yeterli maddi olanağınız olsa, hangi alanda eğitim almak isterdiniz?
• Eğer kullanabileceğiniz yüklü bir miktar para olsa, hangi sektöre yönelik girişim yapardınız?
• Yaşantınızda en çok hayran olduğunuz ve takdir ettiğiniz kişi kim? Neden?
• En kolay tamamladığınız ve en başarılı olduğunuz projeler daha çok hangi kariyer alanıyla ilgili?
• Hangi konulardaki kitapları okumaktan hoşlanıyorsunuz?
• Hangi tür filmlerden hoşlanıyorsunuz?
• Öldükten sonra hangi yönünüzle ve hangi başarınızla hatırlanmak isterdiniz?
• Şu ana kadar hiç deneyiminizin olmadığı hangi alanda başarılı olacağınıza inanıyorsunuz?
• Boş vakitlerinizde ne yapmaktan hoşlanırsınız?
• Okulda en çok sevdiğiniz dersler nelerdi?
• Ne tip yapıdaki insanlarla anlaşmanız daha kolay?
• Hayalleriniz nelerdir?
Bu sorulara verilen yanıtlar en uygun iş alanına yönelmenize yardımcı olacak.
Yazılar | Yorumlar (0)
|